• BIST 94.682
  • Altın 226,867
  • Dolar 5,7329
  • Euro 6,5730
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

Ay Yıldızlı Bayrağımızı Taşıyan İspanyollar

Ali BİLİR

İspanya gezi programlarımızdan birini Sax şehrinde düzenlenen festivale denk getirmemizin sebebi ay yıldızlı bayrağımızı taşıyarak kutlamalara katılan İspanyolları izlemekti. Takvimler 2018 yılı Şubat ayının ilk günleri idi. Festivalin yapıldığı Sax’a gitmek için İstanbul’dan direk uçuş bulunan İspanya’nın şehirlerinden birini tercih etmek gerekiyordu. Ben de, gezi grubumuz adına İstanbul-Malaga uçuşunu tercih ederek, öncelikle Endülüs bölgesinde birkaç günlük gezi sonrası Sax’taki festivale katılmanın daha iyi olacağını düşünerek gezi rotasını belirledim ve yolculuğumuz böylece başlamış oldu.

Uçağımız Malaga Havaalanına indikten sonra Malaga-Granada-Cordoba şehirlerini gezerek karayolu ile İspanya’nın Alicante bölgesine doğru hareket ettik. Bir gece Alicante’de konakladıktan sonra ertesi gün Sax kasabasında 400 yıldır yapılan San Blas festivalini izlemek için tekrar yola koyulduk.

Sax’a doğru yolculuğumuz sürerken, kasabanın sırtını dayadığı tepedeki heybetli kalenin altındaki taraçada figürü muhafaza edilen ve festivalin anısına düzenlendiği Sivaslı Aziz Vlas’ın mucizevi hikâyelerini dinliyoruz. Sivas’ta yaşamış olan bu Aziz, boğaz hastalıklarını iyileştirebildiği için Boğaz Evliyası namıyla anılıyor ve mezarı Sivas’ta Medrese Mahallesi’nde bir evin bahçesinde ‘Göz Baba Türbesi’ olarak biliniyor.

Yaklaşık 45 dakikalık bir yolculuktan sonra kasabaya ulaştığımızda ilk dikkati çeken şey, yerel kıyafetleri ile sokaklarda dolaşan insanlardı. Havanın oldukça soğuk olmasına rağmen sokakları dolduran ve her yaştan insan barındıran kalabalık kasabanın iç kısımlarına doğru ilerliyordu, biz de bu kalabalığın akışına uyduk ve ilerlemeye devam ettik. Ana caddeye vardığımızda gördüğümüz ay yıldızlı bayraklar, bize kendimizi bir an Cumhuriyet Bayram’ı coşkusu yaşattı. Kalbimin ritmi belli ki duygularımın coşmasıyla artmıştı. Sokak aralarından kulağımıza çocukların oynadığı çata-pat sesleri geliyordu. Bayraklarımızı takip ederek yürümeye devam ettik ve bu sefer karşımıza göğüslerinde ay yıldız sembolleri bulunan üniformalar giymiş insanları gördük, bandonun ritmi, dansçıların figürleri, takımın coşkusu ve ay yıldızlı flamalarımızı da görünce derin duygular içerisine girdik ve yüreğimiz daha da coşkuyla kabardı.

Heyecanımız dinince 3 katlı binanın önünde toplaşmış olan kalabalıkla beraber festivali izlemeye koyulduk. Binanın girişinde ‘TURCOS’ yazıyordu, yani ‘Türk Evi’ ve her tarafında bayrağımız dalgalanıyordu. Sanki kendi evimizmiş ve yıllardır burada yaşıyormuşuz gibi kalabalığın arasından evin içerisine girdik. Türk Evi’nin içinde dolaştıkça edindiğimiz bilgiler bize bu evin 1920’li yıllarda kurulduğunu ve faaliyetlerini o günlerden beri sürdürdüğünü söylüyor. Son yıllarda bu evde Türkçe kurslarının verildiği de belirtiliyor.

Herkes sanki bizdendi ya da biz öyle hissediyorduk. Dinimiz, dilimiz, ırkımız farklıydı, herkes bunun bilincindeydi fakat herkesin hissettiği aynıydı, hiçbir ayrım yapılmadan bizleri birleştiren bir şey vardı. İnsani değerlerimiz, sevgi, hoşgörü, dostluk ve ay yıldızlı bayrağımız..

San Blas festivali her yıl Şubat ayının ilk haftası boyunca düzenleniyor ve Comparsa adı altında kümelenen farklı gruplar gösteri yapıyorlar. Türkler, Araplar, Faslılar, Arap Emirlikleri, Aragonesliler, İspanyollar, Garibaldililer ve Hristiyanları temsilen birbirinden güzel kıyafetlerle Sax sokaklarında dini törenler yapıyor, bandolar, mızıkalar eşliğinde sokaklarda geçit düzenliyorlar.

Gelenek haline gelmiş San Blas festivalinin yapılmasındaki temel ilke, Sax şehrinde yaşayan halkın, şehri düşmandan kurtarışlarını kutlamak. Bir nevi ülkemizde yapılan düşman işgalinden kurtuluş etkinlikleri gibi. Fakat Sax’taki bu durum 1920 yılından başlayarak farklı bir boyut kazanmış. Önceleri Müslümanları ülkelerinden, şehirlerinden nasıl attıklarını sergileyip kutlayan halk, 1920 yılından itibaren kutlamalara bir dostluk havası kazandırmaya karar vermişler. Bu festivalin 400 yıl önceki yapılma nedeni, Hristiyanların Müslümanlara karşı elde ettikleri galibiyete dayanıyor. Festivalin nefret ve intikam kokan havası, 300 yıl sonra 1920 yılında birden bire değişiyor. Daha önceki kutlamalarda, Hıristiyanların Müslümanları çok kanlı bir şekilde mağlup etme sahneleri ağırlıklı iken, 1920 yılında, Atatürk’ün Anadolu’da elde ettiği zaferlere gıpta ile bakan bir grup İspanyol, bu festivale, ‘Comparsa de Turcos’, yani Türk Grubu adlı bir ekip ile katılma kararı almış. O yıldan bu yana da festivalin kin ve intikam kokan havası, dostluk ve sevgiye dönüşmüş.

Sax’ta Türk Grubu’nun ortaya çıkışı, 1920’de köy halkı içinde yaşanan bir anlaşmazlıktan kaynaklanıyor: San Vlas Festivali’nde, ortaçağ kıyafetli Hıristiyanları canlandıracak olan gruptaki başkanlık seçimi krize dönüşünce  grup ikiye bölünmüş.

Gruptan ayrılan 14 kişinin lideri Jose Maria Torreblanca Garcia, “Hep Hıristiyan ve Mağripli kılığına mı gireceğiz, biz de Türk Grubu kuralım ve festivalin kin ve intikam kokan havasını dostluk ve sevgiye dönüştürelim” diyerek kolları sıvamış. O yıllarda İstiklal Savaşı’nı kazanıp yeni bir ülke kurmaya başlayan, Mustafa Kemal Atatürk’ün yarattığı mucizeler kulaktan kulağa Sax’a kadar ulaşmış. On farklı millete ait grubun katıldığı festivalde en büyük gruba sahip olan ‘Comparsa de Turcos’ yani ‘Türk Grubu’nun çıkış noktası böylece o dönemde Cumhuriyet’i kuran Atatürk’ün yaptıkları olmuş ve günümüze kadar her yıl büyük özenle ay yıldızlı bayraklarıyla kutlamalara katılmaya devam etmişler. Festival süresince Türk Bayraklarını görebileceğiniz tek yer bu grubun taşıdıkları değil, halk evlerinin balkonuna da Türk Bayrağı asarak festivale renk katıyor.

Festivalin bu en büyük gruplarından biri olan Türk Grubu’nun 732 üyesi olduğunu ve vefat eden üyelerin Türk bayrağına sarılarak gömülmek istediklerini öğrendiğimizde şaşkınlığımız daha da artıyor. Çoğunluğu İspanyollardan oluşan bu grubun yürekten Türk hissedenleri arasında İngiliz, İtalyan,  hatta Avustralyalı bile bulunurken hiçbir Türk bulunmuyor ve Türkiye’yi aralarında ziyaret eden tek kişi Türk Grubunun başkanı Chico, namı diğer Tito.

Sax kasabasındaki bu törenlere son yıllarda, Türkiye Madrid Büyükelçilerinin de katıldığını öğreniyoruz. Büyükelçilerin yakın ilgisi sayesinde geçmiş yıllarda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarına Sax’tan 10 çocuk davet edilmiş ve bu 10 çocuk Türkiye’ye gelerek kutlamalara katılmışlar. Başkan Tito ise Sivas Kongresi’nin 88. Yıl dönümünde Sax Belediye Başkanı ve heyeti ile törene katılmış. Sivas’taki törenin ardından Aziz Vlas’ın türbesini de gezen başkan Tito, Sivas’ta geçirdikleri günlerin yürek ısıtan anılarını hala kalplerinde taşıdıklarını belirtiyor.

Tüm gruplar gösterilerini sergileyip festivalin sonuna geldiğimizde, meydan halka kalıyor ve herkes yeme-içme ikramlarında bulunarak sokaktaki misafirleri ağırlıyorlar. Farklı dili konuşsak ta dostluğun ve sevginin sınırının olmadığını Sax kasabasındaki dostlarımız bize ispatlıyor.

Yaklaşık 100 yıldır ay yıldızlı bayrağımızı gururla taşıyan bölge halkı ile dostluk bağlarını güçlendirmek, bu sıcakkanlı misafirperverliği kucaklamak için ülkemizin tüm şehirlerinden insanlar bu bölgeyi ziyaret etmeli, bu coşkuyu yüreklerinde hissetmeliler.

Saxlılar’ın sıcak dostluğunu ve coşkusunu hatıralarımıza kaydederek, İstanbul’a dönüş yolculuğumuzu yapabilmek için Valencia’ya doğru yola çıkıyoruz…

Başka yerler, farklı mekanlardaki dostlarımızla buluşmak dileğiyle.

Ali Bilir

alibilir@birincibolge.com

Bu yazı toplam 654 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Birinci Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.