• BIST 99.292
  • Altın 238,592
  • Dolar 6,1768
  • Euro 7,2717
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 11 °C

Bakan Arslan'dan Köprü Geçiş Müjdesi

Bakan Arslan'dan Köprü Geçiş  Müjdesi
Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na canlı yayın konuğu olan Bakan Arslan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

1915 Çanakkale Köprüsü'nün yarın gerçekleştirilecek ihalesine ve köprünün özelliklerine ilişkin bilgiler veren Arslan, köprünün 18 Mart'ta temelinin atılacağını dile getirdi.


Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, güçlendirme işlemi ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü`ndeki serbest geçiş sistemini bu sene içerisinde hayata geçireceklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanlığı sistemini de içeren anayasa değişikliğine ilişkin soru üzerine Arslan, yıllardır icraatın başında olanların, ülkeyi yöneten kişilerin, Cumhurbaşkanlığı sisteminin çok daha yararlı olacağını ortaya koyduklarını söyledi.

Arslan, haberleşme, denizcilik ve ulaştırma alanlarında yatırımcı bir bakanlık olarak çok daha pratik hareket etmek, hızlı karar almak, karar süreçlerinin ardından çok daha hızlı hayata geçirmek adına bürokrasinin çarkından kurtulmak istediklerini dile getirerek, Cumhurbaşkanlığı sistemi ile çok daha sağlıklı, hızlı karar verilebileceğini ve kararların çok daha hızlı uygulanabileceğini söyledi. 

1915 Çanakkale Köprüsü ihalesi

Arslan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü hizmete girdikten sonra ağır vasıta trafiğinin bu köprüye kaymasıyla İstanbul trafiğinin çok rahatladığını, aynı zamanda dur-kalk kaynaklı sera gazı emisyonunun da azaldığını söyledi.

1915 Çanakkale Köprüsü'nün yarın gerçekleştirilecek ihalesine ve köprünün özelliklerine ilişkin bilgiler veren Arslan, köprünün 18 Mart'ta temelinin atılacağını dile getirdi.

Arslan, yarın ihalede tekliflerin alınacağına dikkati çekerek, Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle hayata geçirilecek köprünün ayak açıklığının 2023 metre olacağını, bununla dünyadaki en büyük köprü olacağını ifade etti.

Hedeflerinin Cumhuriyetin 100'üncü yıl dönümü olan 2023'te ayak açıklığı 2023 metre olan bir köprüyü Türkiye'ye kazandırmak olduğunu belirten Arslan, "Amaç bölgede insanımızın hayatını kolaylaştırmak, ama bir o kadar da önemli olan bölgenin ekonomisini, sanayisini, gelişmesini tetiklemek, hızlandırmak, ona da hizmet etmek." dedi.

Arslan, ihale için 24 firmanın şartname aldığını belirterek, şöyle konuştu:

"Neredeyse yarı yarıya yabancı Türk firmalar var. Çinliler, Japonlar, Koreliler, İtalyanlar var ve ülkemizin bu alanda gerek ülkemizde gerekse yurtdışında iş yapmış çok büyük firmaları var. Beklentimiz, bunlar ortaklıklar, konsorsiyumlar kuracaklar. Bu tip büyük projelere kimse tek başına girmiyor, uzmanlık alanları birleştiriliyor. Çok net olmamakla birlikte piyasada konuşulan, şartname satın alanların öngörüleriyle hareket edersek 4-5 grubun teklif vereceğini düşünüyoruz. Daha da artabilir, inşallah yarın saat 10.00'da teklifleri alacağız.

Arkadaşlar hızlı bir şekilde ön değerlendirmesini yapacaklar. Yarın öğleden sonra muhtemelen kamuoyunu bilgilendirmiş oluruz. Hangi grupların teklif verdiğini, tekliflerin ne kadarlık süreyi içerdiğini paylaşacağız. Değerlendirmesini de kısa süre içinde yaparak teknik olarak yeterlilik alan bütün grupların süreye yönelik tekliflerini değerlendireceğiz. En kısa süreyi veren ihaleyi kazanmış olacak, ama başlangıçta en kısa süreyi veren değil, teknik yeterlilik alanların içinde en kısa süreyi veren kim ise yapım, işletme süresi dahil olmak üzere işi vereceğiz."

 "Marmara Denizi etrafında ring oluşturuyoruz"

Avrupa'dan gelip İstanbul üzerinden Orta Anadolu'ya, Ege'ye, Batı Akdeniz'e inen trafiğin tamamen 1915 Çanakkale Köprüsü'ne alınacağını ifade eden Arslan, köprünün süreyi ve mesafeyi kısaltacağını, İstanbul'un üzerinde ilave bir yük oluşturmasını da engellemiş olacaklarını kaydetti. Arslan, şöyle devam etti:

"Çanakkale Köprüsü'nün avantajı şu, gerek Osmangazi gerek Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve onların devamındaki otoyolları düşündüğümüzde Marmara Denizi'nin etrafında bir ring oluşturuyoruz. Bu ringin avantajı, bu güzergâhtaki bütün limanları, sanayiyi, endüstriyi birbirine çok daha hızlı ve kolay bağlamış olacağız. Ham maddeyi üretim yerine, fabrikaya, sanayi bölgelerine çok daha hızlı eriştirmiş olacağız. Burada üretilen mamul maddeyi de tam tersi yolda gerek Avrupa'ya gerek Ege'ye İzmir üzerinden, limanlar üzerinden denizaşırı ülkelere gönderme konusunda çok büyük bir kolaylık sağlayacak.

1915 Çanakkale Köprüsü'nün sadece yazın tatil için o güzergâhı kullanıp Trakya'dan Anadolu'ya geçen sürücülerimiz için olduğunu düşünmesinler, bu köprü kendi trafiğini, kendi ekonomiye katkısını birlikte oluşturacak, o bölgede çok ciddi bir canlanma olacak. Biz Avrupa ile yaptığımız ticarette seyir mesafesinden, maliyetlerinden kaynaklı ekonomik olmayan birçok ticareti de bu süreyi ve mesafeyi kısaltarak çok daha ekonomik hale getireceğiz."

Avrasya Tüneli

Avrasya Tüneli'nin henüz istedikleri seviyeye gelmediğini belirten Arslan, "Bu tip projeleri kademli olarak açarsınız. Avrasya Tüneli şu anda 14 saat, 07.00-21.00 saatleri arasında çalışıyor. Amacımız, sistemin oturması. Zaman içerisinde 100 bin aracın geçeceği bir sistemi test etme şansınız yok. Yaşarken gerekli tedbirleri alıyoruz, 14 saat trafik hizmeti veriyoruz. Olası aksaklık ve eksiklikleri gece gideriyoruz. Bu bütün benzer projelerde de böyledir." ifadelerini kullandı.

Arslan, ay sonu itibarıyla Avrasya Tüneli'nin 24 saat boyunca hizmet vereceğini belirterek, herhangi bir eksiklik ya da aksaklığın şu aşamada söz konusu olmadığını söyledi. Arslan, "Öngörümüz, 2-3 dakika içerisinde olaylara müdahale etmekti, onu da yapıyoruz." diye konuştu.

Kullanıcıların Avrasya Tüneli'ne girdiğinde, "Ben çok derinde bir yerdeyim" psikolojisine kapılıp rahatsız olmaması adına yatay yönde de virajlar yaptıklarını anlatan Arslan, şöyle devam etti:

"Sadece en derin noktada gelip tekrar yukarı çıkınca kısa mesafede hissediyorsunuz. Buna rağmen 'Ben denizin 106 metre altındayım' deyip psikolojik olarak rahatsız olan bugüne kadar 5-6 kişi oldu, onlara da 2-3 dakika içerisinde yardımcı olundu. İnsanların rahatsız olmaması için Avrasya Tüneli'nin ışıklandırması çok farklıdır. Birincisi, monotonluktan kurtarmak adına kademe kademe değişir, ikinci olarak gün ışığına benzer bir ışık vardır ki, tünele girdim psikolojisi olmasın, tam tersine insanlar huzurlu, konforlu yolculuk yapsınlar. Bunu da bu işin otoritesi olan uzmanlardan destek alarak uygulamaya soktuk. İnsanlar bilsin ki, bu tip çalışmalar yaparken onların hayatını kolaylaştıracak her şeyi önceden çalışıp hayata geçiriyoruz."

Arslan, Avrasya Tüneli'nin 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne doğrudan faydasının ölçülebilir hale getirilip getirilmediğinin sorulması üzerine, "Yavuz Sultan Selim Köprüsü açıldıktan sonra diğer 2 köprünün yaklaşık yüzde 30 yükünü almıştı. Avrasya Tüneli açıldıktan sonra da özellikle 15 Temmuz Şehitler Köprüsü trafiğinde de ciddi bir azalma oldu. Ancak biz hayatı kolaylaştırdıkça köprülerden geçiş kolaylaştıkça, '1-1,5 saat ben bu trafiği kaldıramam' deyip köprüye çıkmayanlar, köprüdeki rahatlamayı görünce trafiğe de çıkıyorlar. Aslında bu aynı zamanda biraz trafiği de arttırıyor." diye konuştu.

"15 Temmuz Şehitler Köprüsü güçlendirilecek"

Bakan Arslan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ndeki gişelerin kaldırılıp kaldırılmayacağının sorulması üzerine de, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden örnek vererek, serbest geçiş sisteminin getirilmesinden sonra akışın arttığını ve insanların hayatlarının kolaylaştığını kaydetti.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde de benzer uygulamayı hayata geçireceklerini belirten Arslan, "Bu sene içerisinde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde yenilemeyi yapacağız. Yenilemeden kaynaklı trafiği kısıtlayacağız. Dolayısıyla serbest geçiş sistemi için 2-3 ay insanları mağdur edip, dönüp sonra takviye için de 2-3 ay mağdur etmek yerine bu iki çalışmayı birleştiriyoruz. Aynı anda yapacağız. Takviye etme, güçlendirme işlemi ile birlikte 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ndeki serbest geçiş sistemini de bu sene içerisinde hayata geçireceğiz." dedi.

Bakan Arslan, söz konusu çalışmanın yaklaşık 3 ay süreceğini belirterek, "Geçmişte çok daha uzun sürüyordu ancak Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde çok farklı bir malzemeyi kullandık. O tecrübeyi şimdi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde kullanacağız. Çok daha kısa sürede yapıp, yenileyeceğiz." diye konuştu.

"Köprü ücretleri makul seviyede"

Arslan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün geçiş ücretlerinin artmasına yönelik eleştirilere, "Bu köprülerimiz yaşlandı. Dolayısıyla köprüleri çok daha modern hale getirmek, yenilemek adına her iki köprüde, devamındaki viyadükler ve otoyollarda da çok ciddi iyileştirmeler yaptık, halen de yapıyoruz. Bunların getirdiği çok ciddi maliyetler var. Bu maliyetleri de, bu köprü gelirlerinden karşılamamız gerekiyor. Biz 3-4 yıl boyunca neredeyse zam yapmadık. Bu masrafları yapınca da, mecburen onların geçiş fiyatlarını artırmak durumunda kaldık." diye konuştu.

Artışın oran olarak yüksek gözüktüğünü ancak ücretin makul seviyede bulunduğuna dikkati çeken Arslan, "Hele ki başka ülkelerdeki otoyol ve köprü fiyatlarıyla kıyasladığımız ve yaşamımıza kattığı kolaylığı da düşündüğümüz zaman ücretler çok yüksek değil. İnsanlarımızın bu konuda bize inanmaları ve iyi niyetle bize yaklaşmaları lazım." ifadelerini kullandı.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün bağlantı yollarının tamamlanmasında yaşanan gecikme hakkında bilgi veren Arslan, Sancaktepe ve Kurtköy'de kamulaştırmadan kaynaklı işlerin mahkemeye taşındığını, bunun gecikmeye neden olduğunu söyledi. Arslan, "İnsanlar, 'Gecikme olduysa açılmasaydı' diyebilir. Ben buralarda bir sıkıntı yaşanacak diye Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün, İstanbul'a ve İstanbulların hayatına sağlayacağı kolaylıktan vazgeçemem" dedi. 

“Osmangazi Köprüsü'ndeki indirim, trafiği yüzde 30 artırdı”

Arslan, Osman Gazi Köprüsü'nün geçiş ücretlerinde yapılan indirimin araç trafiğine olumlu yansıdığını belirterek, "Yaklaşık yüzde 30 bir artış oldu. Ancak Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile Osmangazi Köprüsü'nde ve bunların devamı olan otoyollarda bizim zaten başlangıçtaki fizibilitelerimiz ortaya koyuyordu ki, bu projeler bitip belirli bir süre geçmeden, ilave kendi trafiğini oluşturmadan isteğimiz rakamlara erişemeyeceğiz. Bu bizim için sürpriz değil." değerlendirmesinde bulundu.

Vatandaşların köprüden geçmek yerine Körfez'i dolaşarak yakıt sarfiyatı yaptıklarını belirten Arslan, şunları kaydetti:

"Vatandaş İstanbul'dan çıkarken deposunu dolduruyor. Osmangazi Köprüsü sapağına gelince de 'köprüden geçersem 65 lira vereceğim, Körfezi dolaşırsam sanki bedava dolaşırım' gibi bir psikolojiye giriyor. İnsanlarımızdan istirhamımız, bu hesabı iyi yapsınlar. Körfezi dolaşarak zaman kaybına uğramasınlar, çevreye zararlı etkiyi artırmasınlar ve çok daha önemlisi kaza riskini almasınlar. Süre içerisinde, bugünlerde Bursa'ya kadar olan kısmını da açmış olacağız. Orhan Gazi'den sonra Gemlik Bursa'yı da açmış olacağız. İlave trafiğini oluşturacak ve inşallah iki yıl içerisinde İzmir'e kadar olan otoyolu bitirdiğimizde ve Çanakkale'nin trafiğini ring olarak buraya aldığımız zaman o rakamlara erişecektir."

Osmangazi Köprüsü'ndeki vinç

Öte yandan, Osmangazi Köprüsü'ndeki vincin trafiğe olumsuz herhangi bir etkisinin olmadığının altını çizen, Arslan, şu ifadeleri kullandı:

"Orada vincin sökülmemesinden kaynaklı trafik akışı aksıyor mu, hayır. İnsanlara bir zararı var mı, hayır. Belki psikolojik olarak 'Orada vinç var, devrilir mi' diye düşünüyorlar. O vinç, hiçbir köprü yokken, hiçbir çalışma yokken, devrilmeyecek şekilde inşa edilmiş, monte edilmiştir. Dolasıyla, insanımız bu konuda rahat olsun. Bizim derdimiz insanımızın toptan menfaatidir. Toptan menfaat de bu projenin kullanılması olduğuna göre vinç söküm işleri zaman içerisinde yapılır. Burada herhangi bir tereddüde mahal yok."

Kanal İstanbul Projesi

Kanal İstanbul Projesi'nin, İstanbul ve bölge için çok önemli olduğuna işaret eden Arslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da projeyi çok önemsediğini ve takip ettiğini söyledi. Projede şu ana kadar birçok güzergâhın çalışıldığını ancak 5 güzergâhta ayrıntılı çalışma yapma kararı alındığını ve bu noktada son aşamaya gelindiğini bildiren Arslan, "Kanal İstanbul Projesi'nde şehircilik anlamında özellikle orman, sulak alanlar, tarım alanları ve etkileşen alanları da dikkate alarak 5 güzergâhla ilgili çalışmayı son aşamaya getirdik." diye konuştu.

 
25 OCAK 2017 BİRİNCİBÖLGE

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Birinci Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.