• BIST 94.437
  • Altın 194,212
  • Dolar 4,7316
  • Euro 5,4729
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 17 °C

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ' O Gazi Kendini Niçin Feda Etti?'

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ' O Gazi Kendini Niçin Feda Etti?'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğle yemeği öncesinde muhtarlara hitaben bir konuşma yaptı. Erdoğan, “Biz böyle bir devletiz. Biz göçebe devleti değiliz, kökü mazide olan bir ati devletiz.

Şehitliğin ve gaziliğin büyük bir mertebe olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün gece kendisine ulaşan bir şikâyet üzerine bir gaziyi aradığını, gazinin kendinden istenen evrakları ilgili makamlara götürmesine rağmen kaymakamlık tarafından işleme konmadığını veya ağırdan alındığını söylediğini aktardı ve devamında ilgili kaymakamlığa hitaben şöyle konuştu: “O gazi kendini niçin feda etti? Bu vatan için feda etti. Köprünün üzerine niçin yürüdü? Bu vatan için yürüdü, bu millet için yürüdü. Eğer sen şimdi o makamda varsan, o gazi sebebiyle varsın, haddini bileceksin. Haddini bilmediğin zaman da haddini sana bildirirler, bunu da bileceksin. Nitekim İçişleri Bakanıma da söyledim, öyle zannediyorum ki gereği yapılacaktır. Niye? Çünkü bizim şehitlerimize olan borcumuz farklıdır, gazilere olan borcumuz farklıdır ve bizler bunun gereğini aksatmadan yerine getirmek durumundayız.” dedi. 

Türkiye’nin bugün bulunduğu yere 2 ayda gelmediğini; arkasında 2 bin yıllık devlet geleneği, 1400 yıllık medeniyet müktesebatı ve coğrafyasında 1000 yıllık varlığı olduğunu, en son ve en genç devleti Türkiye Cumhuriyeti’nin 93 yılı geride bıraktığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz böyle bir devletiz. Biz göçebe devleti değiliz, kökü mazide olan bir ati devletiz. Bugün sahip oldukları güce, imkâna, zenginliğe güvenerek dünyaya meydan okuyanlar, yarın mevsim değiştiğinde ayakta kalabilecekler mi hep birlikte göreceğiz.

Kardeşlerim, dünya tarihinde zulümle büyüyen çoktur, ama zulümle abat olan hiçbir ülke, hiçbir toplum, hiçbir lider yoktur. Ne diyor atalarımız? ‘Zulümle abat olanın ahiri berbat olur’ diyor. Biz büyüklerimizden ‘haksız davada zirve olmaktansa, haklı davada zerre olmayı’ öğrendik; bizim farkımız bu. Onun için bugün yaşadığımız sıkıntılar, evet canımızı yakabilir. Ama asla bizim için yıkım sebebi olmaz, olmayacaktır” dedi.

35. Muhtarlar Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Milletimiz bunca saldırıya rağmen hâlâ dimdik ayakta ise, gönül sınırlarımızın içindeki yüz milyonlarca kardeşimizin duası, sevgisi, teşviki sayesindedir' dedi.

Çanakkale, Edirne, Erzincan, Eskişehir, İstanbul, Kahramanmaraş, Karaman, Kilis, Kırıkkale, Konya, Malatya, Manisa, Trabzon ve Uşak’tan gelen 400’ü aşkın köy ve mahalle muhtarı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde verilen öğle yemeğinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın misafiri olarak ağırlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, son 150 yılının yönetim tartışmalarıyla geçtiğine işaret ederek, “Tanzimat’tan Meşrutiyet’e, Cumhuriyet’in ilanından çok partili siyasi sisteme kadar pek çok yol ve yöntem denenmiş ancak arayış bir türlü bitmemiştir. Bu arada yaşadığımız pek çok darbeyi, darbe girişimini, vesayet baskılarını da unutmamak gerekiyor. Bu da, ortada yerli yerine oturmayan, eğreti duran, milleti mutmain etmeyen bir duruma işaret ediyor. Türkiye’nin gündeminde olan Anayasa değişikliğiyle yöneldiği yeni sistem arayışı, işte bu ihtiyacın bir neticesidir” diye konuştu.

Anayasa değişiklik teklifi ile ilgili TBMM’deki sürecin tamamlanmasının ardından, konunun milletin huzuruna getirileceğini, herkesin izah ve itirazını millete yapacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücünü halktan alan ve halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak gören bir Cumhurbaşkanı olarak özellikle kritik dönemlerde muhtarlarımız aracılığıyla milletimden aldığım mesajlara büyük önem veriyorum. İl ziyaretlerim sırasında da her fırsatta vatandaşlarımla doğrudan doğruya iletişim kurmaya, onların hissiyatlarını, düşüncelerini, tavsiyelerini, eleştirilerini dinlemeye gayret gösteriyorum. 40 yıllık siyasi hayatım, özellikle de son yıllarda yaşadığım hadiseler bana şunu göstermiştir: Gönlünü, gözünü ve kulağını milletimizden ayıran hiç kimsenin bu topraklarda başarılı olması, kök salma şansı yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ne yaparlarsa yapsınlar, biz inandığımız, bildiğimiz yolda halkımızın, vatandaşımızın efendisi olarak değil, hizmetkârı olarak bu yolda hizmete devam edeceğiz. Ne inanç özgürlüğüne, ne fikir özgürlüğüne, ne düşünce özgürlüğüne bu ülkede asla bugüne kadar yasak gelmemiştir, bundan sonra da gelmeyecektir. Hiçbir yerde bu oyuna gelmeyen milletimiz, terör örgütüne tarihinin en büyük darbesini vuran devletine güvendi, onun yanında yer aldı. Mahalli iradeler seçimlerinde, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde farklı neticeler elde ederek siyasi kaos çıkarma hesapları yapıldı. Millî irade kendi temsilcilerinin yanında gerçekten güçlü bir duruş sergiledi. 


“DEVLETİMİZE SINIR ÇİZEBİLİRİZ AMA GÖNLÜMÜZE SINIR ÇİZEMEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Dünyada yaşanan çatışmaların özünde şüphesiz ki güç mücadelesi vardır. Haklı da olsanız, bunu hayata geçirebilmek için güçlü olmanız gerekiyor. Biz, bu coğrafyada, önce Selçuklu’yla, ardından Osmanlı’yla, tarihte eşine ender rastlanır büyüklükte ve güçte devletler kurduk ve yönettik. Hala bu coğrafyada yaşıyor, itibarımızı koruyor olabilmemizi, gücümüzü zulme dönüştürmememize, herkese ve her kesime adil davranabilmemize borçluyuz. Cumhuriyet döneminde de, geçmişte yaşanan kimi sıkıntılara rağmen, özellikle son dönemde, bu kuşatıcı, herkesi kucaklayan yönetim anlayışımızı sürdürdüğümüze inanıyorum. Hep söylediğim bir söz var, burada da tekrar edeceğim; bizim fiziki sınırlarımız başkadır, gönül sınırlarımız bambaşkadır. Fiziki sınırlarımızı 81 vilayetimizle, 780 bin kilometrekare vatan toprağımızla ve yurt dışındaki vatandaşlarımızla beraber şu anda aslında bizim 83,5 milyon nüfusumuz var, buraya ulaştık, ama gönül sınırlarımızı hududu yoktur. 

Rahmetli Abdürrahim Karakoç ne güzel söylüyor: ‘Ellerin yurdunda çiçek açarken / Bizim ile kar geliyor gardaşım. / Bu hududu kimler çizmiş gönlüme? / Dar geliyor, dar geliyor gardaşım.’ Evet, biz devletimize sınır çizebiliriz ama gönlümüze sınır çizemeyiz. Çünkü tarih bize bunu emrediyor, Allah bize bunu emrediyor. Bu gönlün içinde Suriye’deki, Irak’taki, Myanmar’daki, Türkistan’daki mağdur kardeşlerimiz de vardır, Bosna’daki, Afrika’nın ve Avrupa’nın dört bir yanındaki mazlum kardeşlerimiz de vardır. Milletimiz bunca saldırıya rağmen hala dimdik ayakta ise, gönül sınırlarımızın içindeki yüz milyonlarca kardeşimizin duası, sevgisi, teşviki sayesindedir. Hem kendimiz, hem de gözünü ve gönlünü bize çevirmiş kardeşlerimiz için güçlü olmak, güçlü kalmak zorundayız.”

Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanlığı Külliyesini teşriflerinden dolayı muhtarlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlardan görev yaptıkları köy ve mahallelerdeki vatandaşlara selam ve muhabbetlerini götürmelerini isteyerek sözlerini tamamladı.

20 OCAK 2017 BİRİNCİBÖLGE

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Birinci Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.