• BIST 97.454
  • Altın 223,140
  • Dolar 5,6250
  • Euro 6,4525
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 18 °C

Gençlerin 2016 Seyahat Trendleri

Gençlerin 2016 Seyahat Trendleri
Türkiye’nin önemli uçak bileti sitesi enuygun.com’un Seyahat Analisti Şengül Durucu, yeni neslin seyahat alışkanlıklarını ve destinasyondan konaklamaya, yapılan harcamadan iletişim kanallarına 2016’nın seyahat trendlerini açıkladı.

Tüm gezginlerin konaklamalarda belki de ilk baktığı şey internet olduğunu belirten Seyahat Analisti Şengül Durucu, Dünya çapında yapılan araştırmalara göre, gezginlerin yüzde 46’sının bu hizmeti sunmayan bir yerde konaklamak istemiyor.


Durucu "Kablosuz bağlantı ve klima seyahatseverlerin olmazsa olmaz listesinin başında geliyor. Konaklama türünde ise eğilim genelde oda+kahvaltı yönünde. Pek çok kişi, sabah kalkıp uykulu uykulu bilmediği bir destinasyonda kahvaltı mekanı aramaktansa otelinde kahvaltı yapmayı tercih ediyor. 2016 başından bu yana arama motorlarından en çok New York ve Bangkok şehirlerini arattık. Bu şehirleri sırasıyla Amsterdam, Paris ve Roma ve Berlin izliyor. Uzak destinasyonlar bu yıl oldukça popüler. Küba ve Japonya bu listenin başında geliyor. Geçen yılın 1’incisi Moskova ise bu yıl 9’uncu sırada. Yurtiçinde ise en çok İstanbul, Antalya, İzmir, Ankara ve Adana’ya uçak bileti aradık".


Bugünün insanı için en değerli şey ’zaman’ olduğunu belirten Şengül Durucu, "Özellikle sosyologların X ve Y olarak tanımladığı genç, kariyer sahibi ve ekonomik özgürlüğe sahip yeni kuşağın, aklının çelinmesi zor. Yetinmeyi sevmeyen, aklına estiğini yapan bir karakter sergiliyorlar. Bu da onları yeni yerler aramaya, denemeye, akla hayale gelmeyen şeyler yapmaya itiyor. Yeni nesil seyahatseverler dünyanın en ücra köşelerinde bilmedikleri hikayeleri keşfetmek, yeni hikayelerin kahramanı olmak istiyor. Zenginliğin cepteki para değil, yeni şeyler deneyimlemek olduğunun farkındalar. Onları Sierra Leone’de maden işçileriyle sohbet ederken veya Guatemala’da tarım işçilerini fotoğraflarken görebilirsiniz" 

 

"SAĞLIKLI SEYAHAT REVAÇTA"

Analisti Şengül Durucu,Tüm gün havuzbaşında yatmak ve snack bar’ın önünde turlamak çok gerilerde kaldı. İnsanlar artık bunun bir lüks olmadığının, tam tersi sağlıklarını korumak için seyahat etmeleri gerektiğinin farkında. Öyle ki Avrupa ve Amerika’da kimi şirketler, bütçesi uygun olmadığı için seyahate çıkamayan çalışanlarını, masraflarını karşılayıp tatile gönderiyor. Bazı şirketler işe alacağı çalışanın önceki şirketinden ayrıldığı zamana bakıyor ve eğer arada tatil yapmamışsa ’dinlen ve öyle başla’ diyor. Ayrıca zamanın çok kıymetli olduğu günümüzde insanlar seyahat dönemlerini; sigarayı bırakmak, forma girmek ve detoks (özellikle teknoloji detoksu), yoga-meditasyon gibi ruhu ve bedeni sağaltan yöntemlerle şifa bulmak için kullanıyorlar. Yoğun iş ve şehir yaşamında kaybettikleri sağlıklarını; güzellik/bakım kürleri, masaj, aromaterapi, fitness, yoga ve pilates içeren, doğaya ve kendine dönüş kamplarında tekrar kazanmayı amaçlıyorlar. Son yıllarda sağlık turizmi oldukça revaçta. ’Hem seyahat hem sağlık’ trendi ise önümüzdeki yıllarda daha da çok önem kazanacağa benziyor. Yaşadığımız dünyanın gitgide yok olduğununun ve artık üretimden tatile, yaptığımız her şeye özen göstermemiz gerektiğinin hemen hepimiz farkındayız. Dünyanın dört bir yanını dolaşan, doğal hayata tanıklık edip yeryüzünü nasıl bir yer haline getirdiğimize şahitlik eden gezginler, bu konuda daha duyarlı ve bilinçli. Bu da tüm dünyada seyahat de dahil, yavaş ve ekolojik olan her şeye büyük bir ilgi duyulmasını sağlıyor. ’Slow travel’, ’slow city’, ’slow food’ ve ’eco travel’ tutkunları dünyanın dört bir yanında çığ gibi büyüyor.

Bir yere seyahat kararı verirken mimarisi, doğası, yemekleri, eğlence hayatı ve elbette 21’inci yüzyılın anahtar kriteri ’hesaplı oluşu’ çok önemli olduğunu bildiren Durucu, "Ancak araştırmalar bunun dışında bir şeyi daha çok önemsediğimizi ortaya koyuyor. Dünyadaki gezginlerin yarıya yakını gideceği yeri belirlerken halkının nasıl olduğuna da bakıyor. Yerel halkın yaşantısı, bugüne taşıdığı yaşam kültürü, dünyaya bakış açısı, seyahat kararında oldukça etkili. Eğer o bölgenin insanı ve kültürü ilgilerini çekiyorsa gidiyorlar. Ayrıca seyahat edilen yerdeki küçük topluluklara, niş kültürlere, farklı etnik ve inanç gruplarına duyulan ilgi gün geçtikçe artıyor. Örneğin New York’a üç saat uzaklıktakı Amish Köyü veya Avustralya yerlileri Aborjinlerin köyleri her yıl yüzlerce gezginin rotasında yer alıyor. Beş yıldızlı konaklama devrinin çoktan kapandığını hepimiz biliyoruz. Her adımda özel yaklaşımlar arayan bilinçli gezginler, konaklama konusunda da farklı alternatifler geliştirmiş durumda. Özellikle globalizmin kucağına doğmuş X ve Y kuşağı tüm dünyayı evi gibi görme eğiliminde. Pansiyon, otel, hostel; kendilerini evlerinde gibi hissettikleri her yerde konaklıyorlar. Hatta son dönemde Airbnb, FlipKey, HomeAway, Roomorama gibi ev veya oda kiralama gibi uygulamalar ve Couchsurfing gibi paraya değil referansa/puanlamaya dayalı sistemler sayesinde gittikleri noktalarda yerli halkın evinde kalıyorlar. Bu yaklaşım gezginlere, tasarrufun yanı sıra gittiği yerin kültürüne daha yakından tanıklık etme, yabancılık çekmeme gibi artılar da sağlıyor"

27 OCAK 2016 BİRİNCİBÖLGE

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Birinci Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.