• BIST 94.082
  • Altın 190,182
  • Dolar 4,7932
  • Euro 5,6125
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 27 °C

Hindistan’dan sonra Şanlıurfa

Gürkan BOZTEPE

Hindistan’dan döndüm Şanlıurfa’ya gittim. Neden mi?

*Mükemmel gastronomi turu için; yeni lezzetler keşfetmek amaçlı

*Kültür ve tarih anlamında efsane hikayeleri dinlemek Dergah görmek

*12.000 YIL öncesine uzanan Göbeklitepe’yi görmek 

*Şanlıurfa çarşılarında kendinizi kaybetmek  (özellikle bayanlar) Karagül el yazması eşarplar satın almak

*Sıra Gecesi’nde eğlence nedir-tadımlamak

*Yöresel kıyafetli kadınlar ile fotoğraf çektirtmek

*Harran Ovasını görmek

*Dünya’daki İlk Üniversiteyi görmek için

*Şanlıurfa’nın Vatanı gerçekten seven dost canlısı insanı ile kaynaşmak için

Önce şehrin tarihine bakalım;

Nuh tufanından sonra Babil’de hüküm süren Nemrut üç şehir inşa etmişti. Bunlardan biri de Urfa şehridir. Bu şehir önce Arach ve daha sonra zaman süreci içinde Erech, Orhay, Edessa ve Ruha isimlerini almıştır.

Arkeolojik bulgulara göre Urfa, dünyanın en eski kenti, insanlık tarihinin başlangıcı, tüm insanlığın ortak ata yurdudur. İl genelinde ortaya çıkan her arkeolojik bulguda tarihin yeniden yazılmasına vesile olup Urfa, tarihe kaynaklık eden şehirdir.

Birçok ilkin Urfa'da başladığı bilimsel olarak kanıtlamıştır. Balıklıgöl'ün yanı başındaki arkeolojik kazılarda ortaya çıkan ve Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen "12.000 yıllık Dünyanın En Eski Heykeli"; şehir merkezine 17 km mesafedeki, yüzyılımızın en önemli arkeolojik keşfi olarak tanımlanan "12.000 yıllık Dünyanın En Eski Tapınağı"; ilk buğday ve mercimeğin vatanı, figürlerin taşa kazınıp daha sonra tuvale aktarılması ile bir sanat dalı haline gelen resim ve mimarlık tarihinin başlangıcı, dünyada ilk defa hayvanların evcilleştirildiği yer olarak kabul edilen Göbeklitepe ve Göbeklitepe ile aynı döneme ait keşfedilmeyi bekleyen birçok sit alanı, başka örneği olmayan, sadece Urfa'ya ait özgün arkeolojik varlıklardır.

Tespit edilen taşınmaz kültür varlıkları kapsamındaki eser sayısı ile Türkiye'nin ilk üç-dört şehri arasında gösterilen Urfa, "dünyada en çok arkeolojik kazı yapılması gereken yer" niteliğini hala korumaktadır. Urfa taşı ile yapılmış han, hamam, çeşme, cami, minare, kilise, manastır, konak ev, sokak, kabaltılarda özgün geleneksel mimaride, taş süsleme sanatının en güzel örneklerinin uygulandığı Urfa, adeta açık hava müzesidir. Bu özelliğinden dolayıdır ki "Müze Şehir Urfa" olarak da anılır.

Urfa, ilkel dinlerden, çok tanrılı ve tek tanrılı dinlere ait inançların ve bu inançlarla bağlantılı kültürlerin yüzyıllarca yoğrulduğu, kaynaştığı tarihi bir kent olarak kültür ve inanç turizminde birçok peygamberi bağrından çıkarmış; birçok peygamberin uğrak yeri olmuş ve ev sahipliği yapmış, dünyanın en önemli şehirlerinden biridir. Urfa, enbiyası, evliyası, ereni, ermişi ile gönül sultanlarının mekânıdır. Urfa, Dergah Caminde asırlardır yapılan zikir ile önemli bir merkezdir.

Yazılı ve sözlü kaynaklardan aktarılan bilgilere göre Hz. Adem, eşi Hz. Havva ile birlikte hayatının bir evresinde gelip bu bölgede yerleşmiş ve ilk buğdayı Harran ovasında ekerek çiftçilik tarihini buradan başlatmıştır. Bundan dolayı Urfa, buğdaygillerin ve baklagillerin gen merkezidir. Ünlü tarihçi Ebul Farac'a göre Urfa, Nûh tufanından sonra kurulan ilk şehirlerden biridir. Hazreti İbrahim Urfa'da doğmuş. İbrahim Peygamber'in oğlu İshak, baba vasiyetine istinaden Harran'a gelip evlenmiştir. Hz. Yakup, kardeşi İys'in gazabından kaçarak Harran'a gelmiş, Harran'da dayısı kızıyla evlenmiş ve 15 yıl kadar Harran'da çobanlık yapmış, oğlu Hz. Yusuf henüz iki yaşında iken ailesi ile Kenan eline göç etmiştir.

Neyse bu kadar tarih hatırlatmaları sonrası orada neler yaptığımı özetlemek isterim.

Önce Vali ve Turizmden sorumlu Vali yardımcısı Tarık Açıkgöz; belediye başkalarımız çok sıcakkanlı. Hepsi tek tek ilgilendi. Hele konu Gastronomi Turizmi olunca içlerindeki özel bilgiler-kimsenin bilmediği sadece evlerde yapılan Şanlıurfa yemeklerine kadar bana anlattılar.

Şehir aslında çok kompakt ama yanınızda Turizm acentesi rehberi olması zaman kaybettirmiyor. Esas konu lezzetler. Ben sadece Kebap yiyeceğim sanıyordum ama özellikle CİĞER konusu burada bence son noktada. Kahvaltı dahil Ciğer yemek bir yaşam tarzı olmuş Özellikle eski çarşı ve ara sokaklarda kendinizi kaybedebilirsiniz.

Ama doğru adres Sanayideki Ciğerci Yusuf (ciğeri sütte terbiye ediyor) Sunumlar mükemmel otantik. En lüks taburede küp şeklide özel ciğerlerden yerken soğan ve isot sakın unutmayın.Ciğerden de önemlisi bence TİRİT. Bunu yapan bir nokta var. Tirit her yerde yenmez. Her zaman da yenmez …

gurkan-046.jpg

Özellikle sarımsaklı yoğurt- et ve özel hamurdan mükemmel tereyağı ile ortaya süper bir yemek çıkmış.Ama aslında burada Kahvaltı çeşidi. (sadece Tiritçiye gidiliyor) Adres Tiritiçi Nabi Usta…

Bu arada Yöresel kahvaltı konusunda da otantik ve çok gelişmiş bir mekan önereceğim. Tam meydanda Zahter Köy Kahvaltıcısı…Buranın sahibi değerli arkadaşımız Fatih Zahter; Valilik dahil yanımızdan ayrılmadı sağ olsun yerel lezzetleri koruyan böyle neferler olması çok önemli.

Gastronomi Turizmi Deyince neler var neler: Ciğer-Kebap-Zahter-İsot-Fıstık-Cevizli el yapımı sucuk-Pestil-Tirit-Biber-Lebeni(soğuk buğday ) Bostana (narlı salata)-Borani….

gurkan1-036.jpg

Ayrıca burada İlk Buğday burada üretilmesi bence Dünya için çok önemlidir.

Göbeklitepe ise başlı başına Dünyada çok önemli…

Neden mi?

Klasik tarih biliminde, insanlığın büyük dönüşümünün M.Ö. 10 bininci yıllarda, tarımın bulunuşuyla başladığı varsayılıyordu!

Tarım yerleşik hayatı, yerleşik hayat da “binlerce yıl içinde” kültürü, sanatı ve dini, yani “Uygarlığı” meydana getirmişti.

Klasik uygarlıklar sıralaması şöyleydi:

Sümer Uygarlığı (İÖ.4000): Dicle ve Fırat

Mısır Uygarlığı (İÖ.3500 ): Nil Nehri

Maya Uygarlığı (İÖ. 2600): Güney Amerika

Hint Uygarlığı (İÖ.2500): İndüs Irmağı

Çin Uygarlığı (İÖ.1500): Sarı Irmak

Göbeklitepe ise 12.000 yıl öncesine dayanınca İnsanlık tarihi bildiğini unuttu.

Her şey, 1983 yılının sıradan bir gününde tarlasını karasabanla sürmekte olan bir çiftçinin, toprak altında bulduğu oymalı taş ile başladı!

İhtiyar çiftçi, dünyanın gelmiş geçmiş en ‘gizemli’ arkeolojik kazılarından birini başlatacağından habersizdi.

gurkan2-032.jpg

1996 yılında Şanlıurfa Müze Müdürlüğü’nün başkanlığında Alman Arkeolog Harald Hauptmann danışmanlığında başlatılan çalışmalar, başlangıçta sıradan bir arkeoloji çalışmasını andırıyordu!  Kazı devam ettikçe, klasik bir arkeoloji araştırmasından beklendiği gibi, ortaya çıkan bulguların soru işaretlerini aydınlatacağı umuluyordu.

Fakat soru işaretlerini gidereceği düşünülen bulgular, tam tersine kafa karıştırmaya başladı! Kazı alanı belirginleşmeye başladıkça, arkeologların şaşkınlığı daha da arttı! Ortaya çıkan yapılar, heykeller ve simgeler, insanlık tarihiyle ilgili bildiğimiz hiçbir şeyle uyuşmuyordu!

23 Nisan 2008’de The Guardian’ın attığı başlık kafa karışıklığını oldukça iyi anlatıyordu: “Arkeologları Sersemleten Kazı Alanı!”

gurkan3-026.jpg

Şanlıurfa’nın 17 kilometre doğusunda yer alan Göbekli Tepe’nin ünü bir anda dünyaya yayıldı! Konuyla ilgili haber ve köşe yazıları katlanarak artmaya başlamıştı! Herkes, hiçbir tarihçi ve arkeologun tatmin edici bir açıklama getiremediği Göbekli Tepe’yi konuşmaya başladı!

Yani aslında sadece Göbeklitepe’yi görmek bile başlı başına çok önemli…

Biz oradayken Valilik özel izni ile İngilizler çekim için gelmişti. Umarım ülkemizde de nelere sahip olduğumuz ve değerlerimiz anlaşılır.

Dönelim Şehre

Ben neler yaptım neler. Mesela Sıra Gecesine gittim. Mekanların hepsi otantik, girişte ayakkabılarınızı çıkarıyorsunuz ve loca şeklinde yer sofralarında mükemmel yerel türküleri dinleyebiliyorsunuz. Bu arada Çiğ köfte (gerçek) yapımı devam ediyor. Masanıza sırayla Çiğ köfte-şıllık tatlısı-Çay siz sormadan geliyor.

gurkan4-021.jpg

Akşam Sıra gecesi Öncesi en iyi kebap ve tatlıcı olarak bilinen Çulcuoğlu restoran’da mükemmel bir yöresel yemek yedim. Kebap çeşitleri beni kendimden geçirdi. Özellikle bu şehre ve ülkeye değer katan Çulcuoğlu restoran ve ailesine teşekkür etmek lazım.Her gelen yerli yabancı turist buraya uğruyor.

Nasıl Gaziantep de İmam çağdaş neyse; İstanbul’da Hamdi Restoran-Hacı Abdullah neyse, Şanlıurfa da da Çulcuoğlu gerçek bir marka…

Bu arada Cevahir’de iyi bir mekanmış ama zamanım olmadı oraya da ayrı gideceğim.

İstanbul’da da bu lezzetlerin sunulması bence Şanlıurfa kültürü yayılması için çok önemli…

Kebap çeşitleri deyip geçmeyin: tabakta neler var.? Patlıcanlı kebap-Soğan Kebabı-Urfa-

Tatlı çeşitleri de çok başarılı ama önerim direkt Şıllık tatlısı.

Harran Belediye başkanımız Mehmet Özyavuz  bana odasında Kaymakam bey (Ömer Faruk Çelik) ile yedirdiği Siverek Tava ve soğan tadı ise hala damağımda. Güzel sohbetlerimizi fazla uzatamama sebebimiz Şehir cenazeleri ve Gazimizin hastane çıkışı olmasıydı.

Vizyonlu Harran Kaymakamımız çok atak önümüzdeki günlerde kendisi şehri temsilen İtalya Milano’da olacak. Ne güzel böyle genç dinamik vizyonlu kaymakamlarımızın olması Ülkemizin için bir kazanç.

Eyyübiye Belediye başkanımız Mehmet Ekinci ve Türkiye Belediyeler Birliği (UCLG) ile 13-14 Mart tarihlerinde ‘Sürdürülebilir Turizm ve Yerel Kalkınma Forumu’ yapacağız. Orada Gastronomi Turizmi ve Şanlıurfa yerel lezzetlerini ön plana çıkartacağız.

gurkan5-019.jpg

Eyyübiye şu an İstanbul’da Ataşehir neyse o;yeni gelişen özel bir bölge…

Tüm bu organizasyonlarda yanımda hiç ayrılmayan GTD Şanlıurfa temsilcisi Seyahat Acenteci dostum Bonega Tur sahibi Abdurrahman Acar kardeşim ve değerli ekip lideri Abdüllatif  Uyguner  kardeşimize İstanbul’dan kucak dolusu sevgiler.

Gastronomi Turizmi ve Gastronomik Marka Kentler hızla büyüyecek;bizim rakiplerimiz Türkiye’de değil ;Dünya’da..

Benden bu kadar kalın sağlıcakla….

Gürkan Boztepe

gb@markadoktoru.com.tr

Bu yazı toplam 636 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Birinci Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.