• BIST 92.106
  • Altın 215,646
  • Dolar 5,3815
  • Euro 6,0998
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara 3 °C

Kemal Kılıçdaroğlu: 'Gittikçe Kuzey Kore'ye Benziyoruz'

Kemal Kılıçdaroğlu: 'Gittikçe Kuzey Kore'ye Benziyoruz'
Partisinin haftalık grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu. 'Türkiye dünyadan uzaklaşıyor. O zaman biz Cumhuriyet'i neden kurduk. Gittikçe Kuzey Kore'ye benziyoruz' dedi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Orada da bir diktatör var. Diyorlar ki herkes bize düşman, Almanya, AB, ABD, Rusya.. hepsi düşman. Ben merak ediyorum acaba Birleşmiş Milletler de mi bize düşman. Onlar da endişe ediyor. Türkiye'deki gelişmelerden endişe duyoyor. Bunları televizyon söylüyor mu hayır, gazeteler yazıyor mu hayır çünkü sansür var. 

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu insanların kafasında, "Ne olacak bu Türkiye'nin hali diye" bir soru olduğunu belirterek, "Türkiye'nin geldiği hale bakın" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Türkiye'nin geldiği hale bakın arkadaşlar. Başbakan kalkmış Başkanlık gelmezse Türkiye bölünür diyor. Seni bu ülkeyi bölesin diye mi koydular o koltuğa. Öyle bir noktaya geldik ki ezenlerin ve ezilenlerin Türkiye'si. Kapı çaldığı zaman herkes kaygıyla kapıyı açıyor. Bu ülkede can güvenliği yoktur, mal güvenliği yoktur, basın özgürlüğü yoktur kişi özgürlüğü yoktur. Otobüste bile tekme açabilirsin. Toplantı ve eylem yapma hakkı yok ve en önemlisi devleti devlet yapan en önemli özellik adalet yok. Bizim taşıdığımız endişeyi bütün dünya taşıyor onlar da soruyor; Ne olacak bu Türkiye'nin hali" diye.

"TÜRKİYE'Yİ BU HALE KİM GETİRDİ?"

Türkiye'yi bu hale kim getirdi? Onlara sorsak Türkiye'yi bu hale Cumhuriyet Halk Partisi getirdi. Evet şaka gibi ama, kendileri yapıyor. Zalimin yanında susan dilsiz şeytandır. Türkiye'yi bu hale kim getirdi: İktidardakiler. Türkiye'yi bu hale üç terör örgütüne destek vererek getirdiler. Tek tek sayacağım. Bunları gidin her yerde anlatın. Eğer zulümden yana değilseniz, mazlumlardan yanaysanız, Cumhuriyet'ten yanaysanız bunları anlatmak hepimizin görevidir. 

Ben şunu söyledim, belediye başkanları toplantılarında: Seçimle gelen seçimle gider" Havuz medyası bir cümleyi seçti, ya olur mu öyle şey dedi. Seçimle gelen ben hukukun üstündeyim diyemez. Hiç kimse yargılamanın dışındadır diye bir ayrıcalığı yoktur Türkiye'de. Avukatım var gerektiğinde gidiyorum. Yargıdan kaçmak değil, ama eğer yargı taraflı davranırsa oturup hep beraber eleştiririz. 

Yolsuzluk yapanlar da yargılanmalı. Parti olarak kürsü dokunulmazlığı kalksın diyoruz. Bunlar Kandil'e gitti diyorlar. Allah aşkına bunları Kandil'e gönderen kim. Bunlar hükümetin gözetimi altında İmralı'ya gitmediler mi? Masa kurmadılar mı? Başkanlığı konuşmadılar mı? Bir milletvekilinin suçu kesinleşmeden tutuklanmasına karşıyız, neden Anayasa Mahkemesi'nin kararı var. Bir milletvekili tutuklanırsa temsil yeteneği engellenmiş olur diyor Anayasa Mahkemesi. 

Adalet istiyorsak bunların hesabını sormak zorundayız. Sadece PKK'ya mı yardım yaptılar hayır IŞID'e de ettileri. IŞID'ı araştırmak için önerge verdik AKP reddetti. Soru sordum dedim ki Musul Konsolosluğu basılıp 49 vatandaşımız rehin alındığında neden IŞID'a terör örgütü diyemediniz dedim Başbakan'a halen cevabını veremedi. 

Dün Sayın Erdoğan diyor ki, IŞID denen örgüt hiçbir sebep olmadığı halde sürekli ülkemize eylem arayışı içerisinde. Yani şöyle diyor, Ey IŞID ne istediysen verdik niye eylem yapıyorsun. Bunu kim söylüyor bu ülkenin Cumhurbaşkanı söylüyor. Kendi elleriyle kendi kabahatlerini söylüyorlar. Terör örgütü IŞID'a destek verdiler. Putin El Nusra çekilsin diye bunları arıyor. 

Dün havuz medyasında bir başlık; İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde FETÖ operasyonu. Olay ne her yere bir yazı gitmiş. Yahu kardeşim bir operasyon yapacaksanız bakın İstanbul orada duruyor, Ankara orada duruyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni hazmedemiyorlar. Çünkü İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kredi notu Türkiye'nin kredi notundan yüksek. 


Peki bunlar FETÖ'yü bilmiyorlar mıydı? En baştan beri biliyorlardı. Bir rapor görüşülüyor orada ne diyorlar cemaat himmet paraları alıyor. Ne zaman uyandılar buna, ayakkabı kutularından paralar çıkınca yoksa yedikleri içtikleri ayrı gitmedi. İlker Başbuğ bir açıklama yaptı dedi ki 2008'de cemaatle ilgili MİT'ten rapor istedim. Rapor geldi içinde 8-9 polisin adı var. Bunu Başbakan'a gösterdim dedim ki bu çok önemli, Komutanım bunları çok büyütüyorsunuz diye cevap verdi. 

Son olarak şunu söyleyeyim Parti Meclisimiz toplandı ve güzel bir bildiri yayınladı. Bugün yapılan konuşmadan anlıyorum ki bildiriden müthiş bir rahatsızlık duyuyorlar. Vatandaşlarıma sorayım bizim bildiride neler var; Bir Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan saldırıları doğru bulmuyoruz. Askeri siyasi bürokrat varsa siyasi FETÖ soruşturmasında açığa çıksın diyoruz. İnsan hakkı ihlalleri olmasın diyoruz. Hüküm kesinleşmeden milletvekilleri Anayasa Mahkemesi kararına uygun olarak tutuklanmasın diyoruz. Bütün bunları söylüyoruz ve şöyle bağlıyoruz; Ne darbe, ne dikta yaşasın tam demokrasi. Bundan rahatsızlık duyuyorlar, üzülüyorlar. Başka ne diyoruz; Türkiye'yi böldürmeyeceğiz, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i sonsuza kadar yaşaratacağız bundan rahatsızlık duyuyorlar. Doğruları söylemeye her zaman devam edeceğiz. Her zaman halkımızın yanında olacağız. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti diyoru ve gurur duyuyoruz. 

8 KASIM 2016 BİRİNCİBÖLGE

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Birinci Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.