• BIST 102.794
  • Altın 189,138
  • Dolar 4,5435
  • Euro 5,3739
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C

Kültür Turlarındaki Değişimi Mercek Altında

Kültür Turlarındaki Değişimi Mercek Altında
Kültür turları Türkiye içinde gözle görülür bir şekilde arttı, evet. Bunun birçok nedeni var ama başlıca nedeni.

Türrkiye'nin batısının oryantalist bakış açısını bir kenara bırakması. İkinci neden de gelir düzeyindeki artış ile birlikte yeni bir orta-üst sınıfın doğmasıdır."


Eskiden Anadolu'nun birkaç beldesini Hac misali gezmenin yeterli olduğunu söyleyen Radikal.com.tr Yazarı Ferhan İstanbullu kaleme aldığı ve Rehber Mesut Alp'in söylediklerine yer verdiği yazısında kültür turlarındaki değişim.

Kültür turizmine ilginin artışında aslan payını kadın gezginlere vermeyi de ihmal etmeden... (Kültür turizminin %86 lık kısmı kadınlar tarafında gerçekleştiriliyormuş) Geniş bir perspektiften bakıldığında Batı'nın İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve tarihe sarıldığını, arkeolojiye ilginin de de bu sürecin parçası olarak ciddi bir ivmeyle yükseldiğini ifade ediyor. "Savaş sonrası Batılılar ve yaralarını daha hızlı sarmış olan Uzak Asyalılar; Kapadokya, Hattuşaş ve Göbeklitepe'yi bizden önce görüp fark ettiler. Hal böyle olunca biz de Mısır arkeolojisini ve Hindistan mistisizmini kendi coğrafyamızda aramaya başladık" diyor.


Eskiden birkaç beldesini Hac misali sırayla ziyaret etmek Anadolu'yu gezdim demek için yeterliydi. Peki, ne oldu da insanımız birdenbire Hattuşaş'ı, Divriği'yi keşfetmeyi bu kadar ister oldu? Kültürel geziler düzenleyen  bir tur organizatörü, bir rehber ve her fırsatta adım adım Anadolu'yu gezen bir 'profesyonel' turist anlatıyor.

Mesut Alp- Rehber

Kültür turları Türkiye içinde gözle görülür bir şekilde arttı, evet. Bunun bir çok nedeni var ama başlıca nedeni bence, Türkiye’nin batısının oryantalist bakış açısını bir kenara bırakması. İkinci neden de gelir düzeyindeki artış ile birlikte yeni bir orta-üst sınıfın doğmasıdır” diyor, arkeolog-rehber Mesut Alp. Kültür turizmine ilginin artışında aslan payını kadın gezginlere vermeyi de ihmal etmeden… (Kültür turizminin %86 lık kısmı kadınlar tarafında gerçekleştiriliyormuş) Geniş bir perspektiften bakıldığında Batı’nın İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve tarihe sarıldığını, arkeolojiye ilginin de  de bu sürecin parçası olarak ciddi bir ivmeyle yükseldiğini ifade ediyor. “Savaş sonrası Batılılar ve yaralarını daha hızlı sarmış olan Uzak Asyalılar; Kapadokya, Hattuşaş ve Göbeklitepe’yi bizden önce görüp fark ettiler. Hal böyle olunca biz de Mısır arkeolojisini ve Hindistan mistisizmini kendi coğrafyamızda aramaya başladık” diyor.
 

Kybira-Sagalassos (Burdur)

Geçtiğimiz günlerde Unesco’nun Gastronomi dalında ‘Yaratıcı Şehirler Ağı’na giren Gaziantep’e yapılan bir gurme tura katıldım. Anadolu’nun lezzetleri de damat tadına düşkün insanlarımız için başlı başlı seyahat nedeni diye düşünürken Mesut Alp “Anadolu’yu yemek programları dışında da tanıtan yazar ve televizyoncuların da etkisi var elbet” diye eklemeden geçmiyor. Mardinli ve Anadolu’yu karış karış tanıyan ‘birbileni’ yakalamışken ‘Türkiye Top 3-Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler’i sormadan geçmedim. İşte Mesut Alp’in sıralaması:

1-Mardin-Midyat-Hasankeyf: ‘Tek destinasyon olduğu için üçü birarada.’

2-Doğu Karadeniz ile Baksı müzesi kombinasyonu: ‘Anadolu’ya yakışan bir rota… Kadim bir geçmiş, sanat ve eşsiz bir doğa…’

3-Kapadokya bölgesi: ‘Dünya için sayılı bir doğal-kültürel vaha… Olmazsa olmaz
 

Antakya-Yesemek

Rotanın dışına çıkmak isteyenler için Alp’in ilk üçü:

1-Kybira-Sagalassos (Burdur)

2-Antakya-Yesemek

3-İshakpaşa-Ani Harabeleri: ‘Keşfin sınırlarını zorlayan bir seyahattir’ diyor.

Rana Korgül- Gezgin

Kurumsal hayatın tam da içinde, yoğun çalışan biri, Rana Korgül. Bu temponun uzun uzun tatil yapmaya imkan vermediğini, ama her fırsatını bulduğunda kaçamaklar yaptığını anlatıyor. “Az zamanda bir gezi olacaksa en verimlisi, en eğiticisi, en kalitelisi olsun isterim. Bazıları münferit seyahatlerle yolunu kendi bulmak ister. Benim öncelikle bu kadar vaktim olmadığı için tecrübeli ve nitelikli (arkeolog, türkolog, tarihçi gibi) danışmanlarla çalışan bir gezi firmasıyla kültür, tarih, sanat bazlı geziler yapmayı terch ediyorum” diyor. Bir de geriye dönük pişmanlığı var; “keşke bu yaşları beklemeseydik Türkiye’yi keşfetmek için…” Korgül’ün ‘gezip gördüklerin senin olsun, hayalinde nereleri görmek var’ soruma cevabı: Eskişehir, Malatya, Sivas oluyor…

 

Eskişehir-Odunpazarı

Şebnem Akarsu- Organizatör

Şebnem Akarsu memleketi keşif konusuna bir de şehir içinde yapılan günlük turlar üzerinden yaklaşıyor. Bu turların özgün temalarına dikkat çekiyor. (Dipnot: Bendeniz de şehrin ‘olmuş’ noktalarına tasarım temalı turlar yapan bir rehber gönüllüsüyüm). Akarsu’ya göre bu tip gezileri sevenlerde “yaşadığı şehirde turist gibi hissetmek” arzusu öne çıkıyor. Daha uzun turlar için yerli turistin artık ‘kopyala yapıştır’ diye tabir ettiği gezilere rağbet etmemesi, tur planları yaparken en önemli düsturları. Konaklama yapılan otelin bölgenin ruhunu yansıtmasına, yemeğin yörenin mutfağını en iyi temsil eden yerlerde yenmesine, hatta mümkünse yerel halkın evlerine konuk olup yaşantılarına bir nebze ortak olunmasına özen gösterdiklerini anlatıyor. Düzenledikleri gezilerin en sadık takipçileri, birlikte gezmekten keyif alan arkadaş grupları, kurumsal hayatın yoğun yempolu-az zamanlı yöneticileri, artık hayata eşleri olmadan devam eden orta yaş üstü kadın arkadaş grupları oluyormuş. “Ama özünde paket turları tercih etmeyen, standart kıyı turizminden zevk almayan ve ülkemizi ve dünyayı keşfedecek bir hazine olarak gören gezginler, bizim müşterilerimiz” diye özetliyor.

 

5 ŞUBAT 2016 BİRİNCİBÖLGE

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Birinci Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.