• BIST 91.630
  • Altın 189,750
  • Dolar 4,7897
  • Euro 5,5819
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 18 °C

Medeniyet Dediğin Tek Dişi Kalmış Canavar

Tansu BAYRAKDAR

TBMM Başkanvekili AKP’li Sadık Yakut, Meclis'teki 14. Ulusal Çocuk Formu'nda konuşmuş Yakut, "Maalesef şimdiye kadar kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim yaptırılmasını büyük bir yanlışlık olarak değerlendiriyorum. Eğitimle ilgili kız ve erkek çocuklarının ayrı, ayrı okullarda okutulması adına Türkiye'de maalesef geçmişten bu tarafa yapılan bir yanlışlık, batıcılık adına çocukların aynı okullarda okutulması. 

Fakat Türkiye'de batıdan gelip okul açanlara baktığınız zaman örnek olarak Galatasaray Erkek Lisesi, İtalyan Kız Lisesi, Alman Kız Lisesi diye kendileri kız ve erkek öğrenciler için ayrı, ayrı.Özellikle Türkiye'de okullar açıp eğitim yaptırırken, maalesef şimdiye kadar kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim yaptırılmasını da büyük bir yanlışlık olarak değerlendiriyorum.  

İnşallah bu yanlışlık önümüzdeki dönem içinde düzeltilecek. Milletlerin en büyük zenginliği ve gücü yetiştirmekte oldukları nesillerdir. Ülkeler çocuklarını iyi yetiştirirlerse, devleti yönetenler çocukları her türlü olumsuzluktan korumayı başarabilirlerse, dünya sağlam temeller üzerine oturtulmuş demektir." buyurmuş.

Muhterem Türkiye’ye nizam at vermekle kalmamış Dünyaya da nizam at vermeye kalkmış. Yerden göğe kadar haklı ancak kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim yaptırılmasında gördüğü olumsuzluğun ortadan kalkması için üniversiteleri de kız, Erkek diye ayırmak gerekir. Yetmez TBMM de de harem, selamlık uygulamasına başlanmalı belki batı ülkeleri de bizden örnek alarak kendilerine çekidüzen verirler böylece dünya sağlam temeller üzerine oturtulmuş olur. 

Muhteremin medeniyetin beşiği olduğunu ima ettiği batıya bir göz atalım; Dünyada en medeni ilke olarak bilinen İsviçre de, kadın hakları konusu 1970’den sonra gelişme gösterdi.  
Kadın erkek eşitliği konusunda atılan ilk önemli adım 1971’de kadına seçme ve seçilme hakkı verilmesiydi. 

İSVİÇRE FEDERAL ANAYASASI’NA ANCAK 1981’DE TOPLUMSAL 

CİNSİYET EŞİTLİĞİ MADDESİ EKLENDİ.

Oysa batılıların “Hasta adam” dedikleri Osmanlı İmparatorluğu yıkıldıktan sonra Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyet’inde 1930 yılından itibaren çıkarılan bir dizi yasa ile önce Belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma ihtiyar meclislerine seçilme hakkı tanınan kadınların; Belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı; Kadınların belediye seçimlerinde seçme ve aday olma hakkı 3 Nisan 1930'da Belediye Kanunu'nun kabul edilmesiyle tanındı.

Kadınların katıldığı ilk belediye seçimleri; Kadınlar siyasal haklarını ilk kez 1930 yılındaki Belediye seçimlerinde kullandılar. Seçimler, Eylül başından Ekim’in 20’sine kadar sürdü. Şehir meclislerine girebilen kadınlar arasında İzmir seçimlerinde Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF)’nın iki kadın adayı olan Hasane Nalan ve Benal Nevzat Hanımlar ile, İstanbul seçimlerinde CHF adayı olan Rana Sani Yaver (Eminönü), Seniye İsmail Hanım (Beykoz), Ayşe Remzi Hanım (Beyoğlu), Nakiye (Beyoğlu), Latife Bekir (Beyoğlu) Hanımlar vardır.

Köy muhtarı seçme ve seçilme hakkı; Köy Kanunu'nun 20. Maddesinin değiştirilmesine dair 26 Ekim 1933 tarihli ve 2329 sayılı kanunun çıkarılmasıyla; kadınların köy muhtar ve heyetlerine seçilme hakkı tanındı. İlk kadın muhtarın seçimi ; Aydın'ın Çine ilçesine bağlı Demirdere köyünde (Bugünkü Karpuzlu ilçesi) yaklaşık 500 oy alarak seçimi kazanan Gül Esin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın muhtarı oldu.

Milletvekili seçme ve seçilme hakkı; Türkiye’deki kadınlar milletvekili olabilmek için ilk adımı 1923’te atmışlardı. Bu adım, kadınların 1923 yılında Nezihe Muhiddin önderliğinde ilk kadın partisi “Kadınlar Halk Fırkası”nı kurma isteğidir. Fakat 1909 Seçim Kanunu sebebiyle bu parti kurma girişimi, Kadınlar Halk Fırkası’nın Türk Kadınlar Birliği adlı derneğe dönüşmesi ile sonuçlanmıştı.

1924 anayasası hazırlanırken kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olması Atatürk’ün önerisi ile gündeme geldi ancak TBMM genel kurulunda örümcek kafalıların ağır basması ile bu hakların yalnızca erkeklere tanınması fikri ağır bastığından kadınlar siyasal haklar sağlayamadılar. 

Gerekli yasal değişiklik 1934 yılında Başbakan İsmet İnönü ve 191 milletvekilinin sunduğu Anayasa ve Seçim Kanununda değişiklik yapılmasını öngören yasa önerisi sonucu gerçekleşti. 

Öneri, 5 Aralık 1934’te Mecliste görüşüldü. Yapılan oylamada, 317 üyeli Meclis'te, oylamaya katılan 258 milletvekilinin tamamının oyuyla değişiklik önerisi kabul edildi. Anayasanın 10. ve 11. Maddeleri değiştirilerek her kadına 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkı verildi.

Bu anayasa değişiklikleri çerçevesinde İntibah-ı Mebusan Kanunu (Milletvekili Seçimi Kanunu)’n da 1 Aralık 1934’de yapılan değişiklikler sonucu anayasada tanınan haklar seçim kanunuyla da düzenlendi.

Yasanın çıkmasının ardından 7 Aralık 1934’te, Türk Kadınlar Birliği İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda büyük bir kutlama mitingi ve Beyazıt’tan Taksim’e bir yürüyüş düzenledi. (Allahtan o tarihte biber gazı daha icat edilmemiş idi) 

Kadınların katıldığı ilk genel seçimler; Kadınların katıldığı ilk genel seçimleri, 8 Şubat 1935 yılında yapılan TBMM 5. dönem seçimleridir. Bu seçimlerde 17 kadın milletvekili T.B.M.M’ye girdi. 1936 yılı başında boşalan milletvekillikleri için yapılan ara seçiminde emekli öğretmen Hatice Özgenel’in Çankırı milletvekili olarak seçilmesiyle meclisteki kadın milletvekili sayısı 18’e çıktı.

Türkiye'de batıdan gelip okul açanlara baktığınız zaman örnek olarak Galatasaray Erkek Lisesi, İtalyan Kız Lisesi, Alman Kız Lisesi diye kendileri kız ve erkek öğrenciler için ayrı, ayrı” olduğu misaline “kötü misal emsal olmaz” demekle iktifa etmek yetmez. 

ATATÜRK Türk iyesinden batının kadın, erkek cinsiyet eşitliği konusunu idrakte ne kadar geri kafalı, ne kadar bağnaz olduğunu anlamak için izan gerekir. 

Muhterem; Rahmetli Mehmet Akif’in yazdığı “İstiklal Marşı”nın dördüncü kıtasını bir oku belki ne ima ettiğini anlarsın.

Garb'ın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar;

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

''Medeniyet!'' dediğin tek dişi kalmış canavar?

O canavarlar şimdi protez dişleri ile medeniyeti yemeye çalışıyor. 

Ancak Milletten Silleyi yiyecek.

Güne uyan bir söz:

ORDU RİCAT EDİNCE EN ARKADAKİ EN ÖNE GEÇER

Bu yazı toplam 688 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Birinci Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.