• BIST 97.454
  • Altın 222,795
  • Dolar 5,6250
  • Euro 6,4525
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

Taksim’de Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi

Taksim’de Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi
Taksim Meydanı'nda gerçekleştirilen miting için vatandaşlar öğleden sonra gruplar halinde toplanmaya başladı. Saat 16.00'dan sonra gruplar Şişli, Beşiktaş, Tünel ve Tepebaşı'ndan yürüyüşe geçerek, meydana geldi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Taksim Meydanı'na gelmesinin  ardından şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın  okunmasıyla miting başladı.

 
Kılıçdaroğlu, konuşmasında 10 maddeden oluşan "Taksim Manifestosu'nu  okudu. Yaklaşık yarım saat kürsüde kalan Kılıçdaroğlu, eşi Selvi Kılıçdaroğlu ve  torunu Duru Nadir ile vatandaşları selamlayarak, meydandan ayrıldı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun ardından İstanbul Emek ve Demokrasi  Koordinasyonu adına İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Samet Mengüç, ortak  bildiriyi okudu. 

Mengüç, "Darbe bir insanlık suçudur, lanetliyoruz. Ne askeri ne de  sivil darbeleri kabul ediyoruz." dedi. 

Türkiye'nin darbeler ülkesi olduğunu, yönetime el koyduğunu ilan eden  cuntalar döneminde yaşananların yurttaşların hafızasında hala taze olduğunu  belirten Mengüç, "15  Temmuz'da kalkışılan darbe girişimini lanetliyoruz. Bundan  sonra da ne askeri ne de sivil darbelere izin vermek için karşılarında olduğumuzu  ilan ediyoruz. Demokrasi istiyoruz. Hak ve özgürlüklerimizin elimizden  alınmasına, sokakların linçle, faşizmle kaplanması için uğraşanlara için  vermeyeceğiz." 

CHP Lideri Kılıçdaroğlu; Hepinize en içten saygılarımı sunuyorum. Gün birleşme günüdür. Gün dikta yönetimlerine karşı direnme günüdür. Gün, halkın sesini dinleme günüdür. Bugün Taksim'deyiz, birlikteyiz. Bizim için hepimizin tarih yazdığı bir gündür bugün. Biz Taksim'e niçin geldik? Taksim'de ne yapacağız? Hedefimiz ne? Bütün bunlara yanıt vermek için, cevap vermek için bir Taksim manifestosu hazırladım. Şimdi sizlere okuyacağım. 10 maddelik Taksim bildirgesi.  

24 Temmuz 2016 Taksim Bildirisi
 

1-) 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır.  TBMM bombalanmış, ama bombalar altında parlemento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularını, varsa iç ve dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz. 

2-) Bütün siyasal partiler darbe girişimine karşı çıkmış, demokrasi konusunda Türkiye'de tartışmasız ortak payda oluşmuştur. Siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine katkı vermek zorundadır.
 

3-) Her türlü darbeye ve parlamenter sistemin üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak, demokrasiden yana olanların, bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe ne dikta yaşasın tam demokrasi demeliyiz.  

4-) Darbe girişimi halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam kazanmıştır. Direnme hakkı demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.

5-) Demokrasimizin teminatı olan demokratik laik ve sosyal hukuk delveti ilkesinin Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. 

6-) Bu darbe girişimi  anayasada yasama yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin demokraside denge ve denetlem işlerinin güvencesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. 

7-) Balyoz,  Ergenekon ve casusluk gibi davalarda mağdur edilen insanların itibar ve haklarının iadesi bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır. 

8-) Bu darbe girişimini devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini ortaya koymuştur. Siyasal yandaşlık, cemaatçilik değil bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Devletin yeniden inşaası zorunludur. 

9-) İnancı kimliği yaşam tarzı ne olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları bu ülkenin caddelerinde sokaklarında meydanlarında parklarında özgürce gezebilmelidir. Hiç kimse unutmasın 15 Temmuz darbe girişimi 3'ncü sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları üçüncü sınıf demokrasiye değil özgürlükçü demokrasiye layıktır. Türkiye tümüyle darbe hukukundan alınmalıdır.  

10-) Devlet, kinle öfkeyle ön yargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde yargılanmalıdır. Devletin vakarı bunu zorunlu kılmaktadır. İşkence, kötü muamele, tehdit devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir. 

 

25 TEMMUZ 2016 BİRİNCİBÖLGE

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Birinci Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.